Hep son anda son anda…

Bizim huyumuzdan mı, suyumuzdan mı nedir,
Bi şeyleri tamamına erdirmeden damakta bıraktırmak, insanı deli ediyor.
Avrupa Kadınlar Basketbol Şampiyonasını soluksuz izleyenlerdenim.
Sanırım ikincilik ve üçüncülük dereceleri olacak elde eden potanın perileri bu kez Sırbistan karşısında çeyrek finalde dağıldı.
Tabi bizde dağıldık.
Potanın perilerini hemen hemen tüm müsabakalarda izledim.
Hele Fransa’yı darmadağın eden mücadelesini gördükten sonra en az finali oynarız diye düşündüm.
Niye yalan söyleyeyim,
24 Haziran 19.00’da başlayacak Türkiye – Sırbistan maçı için işten de erken tüydüm.
HERHALDE BENİM ŞANSIM 

Gene yıldızlı bir galibiyet için heyecanla beklerken ben, maç sonunda uyuz olan taraf oldum.
Uyuz diyorum bağışlayınız çünkü son dört beş maçta izlediğim potanın perilerinden eser yoktu.
Ve Sırplar geçmişte aldıkları mağlubiyetlerin ezikliği olacak ki, bize karşı inanılmaz oynadılar.
Daboviç kardeşlerin performansı inanılmazdı.
Neredeyse her attıkları şut girdi.
Sonuç olarak hiç ummadığımız kadar  tribündeki çat pat Sırp taraftarın adamnı kıl eden tezahüratları altında maçı da farklı kaybettik.
Müsabakanın bayan hakemi kritik anlarda öyle düdükler çaldı ki, bizim hakemleri bile gölgede bıraktı
Neyse sonuç olarak büyük bir iştahla izlemeye geldiğim milli maç sonrası ne ki benim şansım olacak potanın perileri beni fazlasıyla üzdü.
İçimden dedim ki;
Yahu, millet olarak niye hep biz böyleyiz
Patırtı kütürtü ile geldiğimiz her noktada baş aşağı düşmek zorunda kalıyoruz.…

 

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir